Ana içeriğe atla

Nitelikli

Ekmek Kadayıfı Kadayıftan Yapılmaz: Vişneli Ekmek Kadayıfının Hikâyesi

 Bir tatlının yüz yıldan fazla ayakta kalabilmesi kolay değildir. Çünkü insanlar değişir. Damak zevkleri değişir. Moda değişir. Ama bazı lezzetler vardır ki bütün bu değişime rağmen yaşamaya devam eder. Ekmek kadayıfı da onlardan biri. Üstelik işin ilginç tarafı, bugün birçok kişinin severek yediği bu tatlı aslında kadayıftan yapılmaz.                              (Osmanlı döneminde ekmek kadayıfı hazırlayan tatlı ustası) Ekmek kadayıfının kökeni Osmanlı mutfağına kadar uzanır. Özel olarak hazırlanan kadayıf ekmeği, şerbetle buluşturulur ve uzun süre dinlendirilerek kendine özgü kıvamını kazanır. Geleneksel sunumunda üzerine kaymak eklenir ve sade şekilde servis edilir. Eskiden büyük bakır tepsilerde hazırlanan ekmek kadayıfları, uzun süre şerbetini çekmesi için dinlendirilirdi. Tatlının ustalığı yalnızca şerbetinde değil, kıvamında saklıydı. Fazla sert olmayacak, fazla dağılmayacak, şerbeti taşıyacak ama ağ...

Biz Kimiz?

Biz Tayfun ve Arzu.

Gecenin sessiz saatlerinde sıcak bir çorbanın bazen yemekten fazlası olduğunu biliyoruz.


Geceleri çoğu insan uyurken, biz ocağı yakıyoruz. Çünkü biliyoruz ki herkesin gündüzü bitse de, gecesi bitmiyor. 

Mezopia Soup & Dessert bizim sadece işimiz değil.
Burası bir çorbacı değil sadece. Bazen sığınak, bazen moladır.
Kelle paçanın buharı yükselirken, çoğu zaman hayat hikâyeleri de dökülür o tencerelere.
Yalnız kalmak istemeyenler gelir, bazen içini döker.
Biz de elimizden geleni yaparız: Biraz sıcaklık, bir tas çorba, bir tebessüm.


Aramızda görev bölümü net:
Tayfun mutfakta ustadır. Elinin lezzeti, bıçağının keskinliği, paçanın ilikli hali...
Ben, Arzu, çoğu zaman her detayla ilgilenirim: Sunum, masa, fikir, yazı, içerik, müşteriyle muhabbet.

İkimiz birlikte, sabah ezanına kadar kaynayan bir hayalin peşindeyiz.
Birlikte gülüyoruz, birlikte yoruluyoruz.
Ama her gece sonunda biliyoruz ki:
“İyi ki bu işi yapıyoruz.”

Bizi tanımak, bazen kelle paça içmekten, bazen bir dilim beyin söğüşten, bazen de sadece göz göze gelip “eline sağlık” demekten geçiyor.
Eğer buraya kadar geldiysen, demek ki zaten ruhlar tanışmış.

Hoş geldin.
Bir tas çorba içer miydin?


Yorumlar