Ana içeriğe atla

Nitelikli

Ekmek Kadayıfı Kadayıftan Yapılmaz: Vişneli Ekmek Kadayıfının Hikâyesi

 Bir tatlının yüz yıldan fazla ayakta kalabilmesi kolay değildir. Çünkü insanlar değişir. Damak zevkleri değişir. Moda değişir. Ama bazı lezzetler vardır ki bütün bu değişime rağmen yaşamaya devam eder. Ekmek kadayıfı da onlardan biri. Üstelik işin ilginç tarafı, bugün birçok kişinin severek yediği bu tatlı aslında kadayıftan yapılmaz.                              (Osmanlı döneminde ekmek kadayıfı hazırlayan tatlı ustası) Ekmek kadayıfının kökeni Osmanlı mutfağına kadar uzanır. Özel olarak hazırlanan kadayıf ekmeği, şerbetle buluşturulur ve uzun süre dinlendirilerek kendine özgü kıvamını kazanır. Geleneksel sunumunda üzerine kaymak eklenir ve sade şekilde servis edilir. Eskiden büyük bakır tepsilerde hazırlanan ekmek kadayıfları, uzun süre şerbetini çekmesi için dinlendirilirdi. Tatlının ustalığı yalnızca şerbetinde değil, kıvamında saklıydı. Fazla sert olmayacak, fazla dağılmayacak, şerbeti taşıyacak ama ağ...

Gece 3’ten Sonra İnsanlar Biraz Daha Gerçek Oluyor

 Saat gece 02:47.

Bir yerde hâlâ kaynak makinesi sesi geliyor.

Bir kurye telefonuna bakıp iç çekiyor.
Bir taksici üçüncü kahvesini içmiş.
Bir hastane çalışanı ayakta kalmaya çalışıyor.
Bir çorba kazanı hâlâ kaynıyor.
Bir yere yetişmiyorlardır artık.
Gece ise insanlar biraz kendisine dönüyor.

Gündüz yaşayan insanlar bunu pek bilmez ama gece çalışanların birbirini anlama şekli farklıdır. Kimse uzun uzun konuşmaz. Zaten herkes biraz yorgundur. Ama göz göze gelince bile anlaşılır bazı şeyler.

“Sen de mi hâlâ ayaktasın?”

Gece çalışmak romantik değildir aslında. Film sahnesi gibi hiç değildir. Bir noktadan sonra zaman hissi kayar. Acıkma saati değişir. Sessizlik büyür. Sokakların sesi bile farklı olur.

Ama garip şekilde gecenin bir samimiyeti vardır.

Mesela gece 4’te çorba içen insanların çoğu çok konuşmaz. Telefon ekranına boş boş bakanlar olur. Sessizce masada oturan iki arkadaş olur. Sanayiden çıkan olur. Yolculuktan gelen olur. Bazen sadece canı sıkıldığı için dışarı çıkan biri gelir.

Ve hepsinin ortak bir hali vardır:

O yüzden gece mekânlarının havası farklıdır. Kimse süslü değildir. Kimse rol yapacak enerji bulamaz. İnsanlar daha “gerçek” olur.

Belki bu yüzden bazı insanlar geceyi seviyor.

Çünkü gündüz herkes bir şey olmaya çalışıyor.

Bergama’da da bunu hissediyorsun zaten. Özellikle gece 1’den sonra sokak başka bir şeye dönüşüyor. Fırın kokusu, boş caddeler, uzaktan geçen motor sesi… Bir de üstüne sıcak bir kazan varsa olay tamamen başka yere gidiyor.



Bazı müşteriler vardır, kaç gündür görmesen eksik hissedersin. Saatini şaşmaz. Gelir, aynı yere oturur, aynı şeyi söyler. Bazen tek kelime konuşmadan gider.

Ama o insanları tanırsın.

Gece çalışan insanlar birbirini öyle tanır zaten. Çok konuşmadan.

Yorumlar

Popüler Yayınlar