Ana içeriğe atla

1 Yılda Neler Başardık?

  “Geceyi sevdik, gece de bizi büyüttü.” Bir yılı geride bıraktık. Bu bir yıl boyunca çok şey değişti, gelişti, olgunlaştı… Ama Mezopia’nın gecedeki yeri hiç değişmedi. Biz, geceyi sahiplenen bir işletme olmaktan çıkarak, birçok insan için gecenin alışkanlığı haline geldik. Açıldığımız ilk günlerde Bergama’da gece kültürü zaten vardı; çorba seven, yol üzerinde uğrayan, muhabbete oturan insanlar… Biz bu kültüre kendi dokunuşumuzu ekledik. Sessiz, derin, istikrarlı bir dokunuş. “Neden bir yıl içinde bu kadar sağlam durabildik?” Çünkü baştan beri kendimize bir söz verdik: Her gece aynı standart. Her gece aynı emek. Kimseyle yarışmadık. Kimseyi örnek almadık. Kendi ritmimizi tuttuk. Kelle paçanın kıvamı değişmedi. Çorbaların tazeliği bozulmadı. Kelle söğüşün dokusu, baharatı, doğraması aynı kaldı. Hijyen ve düzen bir gün bile gevşemedi. Kapı ışığımız hep aynı saatte yandı. Bizim için bu, bir işletme disiplini değil; bir karakter meselesiydi. “Gece sek...

Kelle Ayıklama Sanatı

 Kelle ayıklamak tarif değildir, tekniktir.  

Tarifler ölçüyle yapılır, teknikler sabırla.      

                                                           

🧠 Önce Niyet: Kelle Ayıklamak Nedir, Ne Değildir?

Kelle ayıklamak, eti sıyırmak değildir.
Bir hayvanın en karmaşık ve en narin bölgesine dokunmaktır.
Dil var, beyin var, sinüsler var, göz çukuru var...
Hepsi birbirine bağlı ve yanlış bir bıçak hareketiyle ya ziyan olur ya kokar.

Senin elin ne kadar hızlıysa, kelle o kadar geç pişer.
Çünkü bu iş “hızlı olayım” işi değil, temiz ve doğru olayım işidir.


🔪 1. Kelle Nasıl Alınır ve Hazırlanır?

🔸 Nereden Almalı?

Kasaptan değil, mezbahadan.
Kasaplar genelde ön hazırlığı yapar ama sinüs kalıntısı, göz çevresi, dil kökü gibi kritik noktalar gözden kaçar.

🔸 İlk Adım: Yıkama

  • Kaynar su → koku sabitlenir ❌

  • Soğuk su → yüzey kanı ve mukozayı açar ✅

  • 10 dakika soğuk suda beklet → kan tamamen çözülsün

  • Sonra tuzlu suda 10 dakika daha → dezenfekte etkisi   



2. Tüy Nasıl Temizlenir?

🔸 Ocağa değdirmek mi, kaynar suya sokmak mı?

  • Ocağa tutmak → hızlıdır ama yanık kokusu yapar

  • Kaynar suya yatırıp kazımak → biraz uzun ama temiz ve doğal

✅ Önerim: Tüyleri makineyle al, sonra yüzeyde kalan kıl köklerini bıçak sıyırması ve sıcak suyla al.
Göz çevresini atlama, çünkü orası en çok koku yapan yerdir.


👁️ 3. Göz ve Sinüs Temizliği

  • Gözleri kesmeden önce üst kemikleri maket bıçağıyla hafifçe aç

  • Gözün arkasındaki sinir topaklarını tamamen çıkar

  • Sinüs boşluklarını mutlaka kaşıkla sıyır

Aksi halde kelle “kaynatınca kokar” denir.
Aslında kokan göz siniridir.


👅 4. Dil: En Gizli Hazinelerden

  • Dili çıkar, dış yüzey zarını sıyır

  • Kelleyle birlikte haşla ama servisten önce tekrar çıkar

  • Dış yüzey kalırsa jel gibi ve lastik gibi olur

Usta tüyosu: Dili dilimlemeden önce 1 saat suda beklet → rengi açılır, lezzeti oturur.


🧠 5. Beyin: Pişmeden Önce Temizlik Şart

  • Beyin zarı pişince sıyrılmaz

  • Çiğken temizlersen hem daha estetik, hem kokusuz

  • Hafif limonlu suda bekletirsen kan çekilir

  • En fazla 5 dakika haşla

Fazla pişerse “çöker”, az pişerse “kanlanır”


⏲️ 6. Kelle Haşlama: Saatle Değil, Sabırla

  • Düdüklüye asla girmez!

  • Gerçek kelle sabır ister: en az 4 saat ağır ateş

  • İlk 15 dakikada oluşan köpüğü mutlaka al

  • Sarımsak, defne, soğan ile hem koku gider, hem suya tat geçer

Usta tüyosu: Tuz en son atılır, yoksa kelle sertleşir


🧊 7. Sakatat Soğutması: Hijyen mi, Aroma mı?

  • Kelleyi pişirip direkt servis edebilirsin

  • Ama soğutup tekrar ısıtırsan jelatinin tok lezzeti ortaya çıkar

  • Soğukken ayıklamak da daha pratiktir


🎯 Sonuç: Ayıklamak Değil, Saygıyla Anmak

Kelleyi kesmek, temizlemek, pişirmek…
Bunların hepsi hayvana ve malzemeye duyulan saygının bir göstergesidir.
O yüzden kelle ayıklamak da bir sanattır — çünkü onun hatası çorbada değil, insanda çıkar.

Eline bıçak alıyorsan, önce yüreğine de bir saygı al.
Sonrası zaten su gibi akar.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Doktorlar da Tavsiye Ediyor: Alkol Sonrası Şifa Çorbası

  Alkol alındıktan sonra yaşanan mide yanması, baş ağrısı ve bitmeyen susuzluk hissi… Ertesi sabah bu sancılı tabloya uyanan herkesin ortak derdi, “Keşke dün gece o son kadehi içmeseydim” pişmanlığıdır. Ancak yüzyıllardır Anadolu sofralarında bu pişmanlığı hafifletmenin bilinen bir ilacı vardır: Sirkeli sarımsaklı çorba. Çorba, Türk kültüründe sadece bir başlangıç değil, aynı zamanda bir şifa aracıdır. Özellikle gece saatlerinde, eğlence sonrası eve dönerken ayakların seni farkında olmadan çorbacıya götürüyorsa, bilin ki içgüdülerin doğru çalışıyor. Çünkü alkolün vücutta bıraktığı toksinleri en hızlı temizleyen şeylerden biri, sirke ve sarımsakla zenginleştirilmiş bir çorbadır. Neden Gece Çorbası? Gece yarısı çorba içmek, sadece açlık krizlerini bastırmak için değil; aynı zamanda vücudu rahatlatıp ertesi güne daha sağlıklı uyanmak için yapılan bir ritüeldir. Çorbanın sıcak buharı, alkolün yarattığı dehidrasyonu yavaşlatır, sıvı kaybını azaltır ve vücuda yeniden denge kazandırı...

Bir Kazanın Başında Öğrendiklerim

Çorba yapmak, yemek yapmaktan farklıdır. Yemekte malzeme baskındır; çorbada zaman. Yemekte pişirme öne çıkar; çorbada sabır.   🔥 Köpük: Etin İlk Sözü Köpük basit bir şey değil. İlk kaynama başladığında suyla et çatışmaya başlar. O çatışmanın habercisi köpüktür. Bu aşamada usta kişi kepçesini sessizce alır, Kazanın üstünden köpüğü alır, Sonra hiç konuşmadan kenara oturur. Çünkü orada konuşması gereken sen değilsin. Etle su arasında geçen bir tanışma anıdır bu. 🍖 Kelle, Beyin ve İşkembe: Üç Sessiz Usta Kelle, kemikten konuşur. Beyin, yumuşaklıkla. İşkembe ise kokusuyla ya barışır, ya savaşır. Bu üçünü aynı kazana atmak ustalık ister. Kelle en fazla 3 saat kaynar Beyin ise 20 dakikada bitebilir İşkembe yavaş yavaş “kokmadan yumuşayan” nadir şeylerden Sen hangisini önce koyacağını, ne zaman çıkaracağını bilmezsen,  Çorba olmaz... karışık kaynar su olur. ⏳ Zamanlama: Saat Değil, His Meselesi Bazı tarifler der ki “2 saat kaynatın.” Ben o tarifleri ...

1 Yılda Neler Başardık?

  “Geceyi sevdik, gece de bizi büyüttü.” Bir yılı geride bıraktık. Bu bir yıl boyunca çok şey değişti, gelişti, olgunlaştı… Ama Mezopia’nın gecedeki yeri hiç değişmedi. Biz, geceyi sahiplenen bir işletme olmaktan çıkarak, birçok insan için gecenin alışkanlığı haline geldik. Açıldığımız ilk günlerde Bergama’da gece kültürü zaten vardı; çorba seven, yol üzerinde uğrayan, muhabbete oturan insanlar… Biz bu kültüre kendi dokunuşumuzu ekledik. Sessiz, derin, istikrarlı bir dokunuş. “Neden bir yıl içinde bu kadar sağlam durabildik?” Çünkü baştan beri kendimize bir söz verdik: Her gece aynı standart. Her gece aynı emek. Kimseyle yarışmadık. Kimseyi örnek almadık. Kendi ritmimizi tuttuk. Kelle paçanın kıvamı değişmedi. Çorbaların tazeliği bozulmadı. Kelle söğüşün dokusu, baharatı, doğraması aynı kaldı. Hijyen ve düzen bir gün bile gevşemedi. Kapı ışığımız hep aynı saatte yandı. Bizim için bu, bir işletme disiplini değil; bir karakter meselesiydi. “Gece sek...